Cennette

Cennette enginar ile portakal sohbet ediyormus. Farkli mevsimlerin biri meyve digeri sebze olan iki bitkisi derin bir sohbette biri sonbahar kisi digeri ilkbahari anlatiyormus. Dunyada farkli zamanlarda yasadiklari icin bir sure sonra hic bilmedikleri seyleri dinlemekten o kadar sikilmislarki cennetten bile kacmayi dusunmusler. Ama bitki olup koklerinden bagli olduklari icin bunu yapamamislar ve susmaya karar vermisler. Aradan 1500 yil gecip ne kadar sıkıldigini unutan enginar portajala eeee sen dunyada nerdeydin demis. Ne kadar sıkıldıgını unutmayan portakal cevap yerine SEN? Diye soruyu tekrarlamis. Enginar ortacada yesilyurt koyu demis. Cevap kendiside ortacali olmasina ragmen portakalin ilgisini cekmemis. Enginar portakalin sıkıdıgını ve isteksizligini fark etmis olmasina ragmen yalnizliga artik dayanamadigi icin SİMERENYA diye bir ciftlikti diye umutsuzca soylenmis. Hala sessiz olan portakala aldıris etmeden konusmaya devam etmis. Yil 6 nisan 2014 tu. Babam Fatih benim bir resmimi facebook a koymustu ve o kadin begenince o kadar mutlu olmustu ki diye devam ederken portakal ne dedin sen Simerenya mi Fatih mi diye saskinlikla sozunu kesmis. Enginar yanlis birsey mi soyledim acaba diye tek komsusunu ve gonulsuz dostunu kaybetme endisesiyle evet babam ve evim diyebilmis sadece. Portakal asil benim babam ve evim diye bagirmis. Kollestrol seker turu hic bir sorunu olmadigi icin c vitamini nedeniyle enerjik ve heyecanli olan portakala kiyasla daha sakin olan enginar durumu kavrayarak portakala farkli mevsimde olmadiklari icin ayni toprak anadan ve ayni ciftci babadan olan kardes olduklarini dusundugunu soylemis. Uzuz sure konustuktan ve sorguladiktan sonra kardes olduklarini anlamislar. Enginar portakallarin arasina ekildigi o uyurken yasadigi icin portakali net bicinde hatirlamis ve birden icini bir kiskanclik kaplamis. Ama babasi Fatihin sefkatini o kadar guclu hissetmiski seni opmeye oksamaya kiyamazdi ben gozlerimi actigimda seni budar gubreni verir solucanlarini besler ve canim kizlarim beni mahcup etnediniz tesekkur ederim diye aranizda dolasirdi demis. Portakal cok sasirmis sanada aynisini yapardi ve ben dunyada seni cok kiskanirdim meger babamiz bizi ayni derece seviyormus deyip kardesim diye birbirlerine sarilmislar. Ve 6 nisan 2014 te begen tusuna basan o kadinin hikayesi gevezelikleri yuzunden arada kaynamis gitmis. 

  

Gıda Problemi...

Gıda problemi o kadar büyümüştü ki dünyadaki bütün ülkeler bir araya gelmiş, trilyonlarca dolar harcayarak bir proje gerçekleştirmişti. Koruma altına almak amacıyla dünyanın en sağlıklı ürünlerini ve verimli topraklarını araştırıyor ve koruma altına alıyordu. Bunun için sistem dünyadaki mevcut tüm ürünlerin kimyasal bileşenleri ve yaşam belirtisi amacıyla gürültüye duyarlı düzenlenmişti. Yılların astronotu idi ama bu görevdeki ilk günüydü. İlk kahvesinden bir yudum alarak yerçekimsiz ortamda daha da rahat olan koltuğuna yaslandı. Yaşı henüz 40 larda , mesleğinin zirvesinde olmasına rağmen hala yalnız olmasını hayatının tek eksiği olarak düşünüp, böyle zamanlarda hep yaptığı gibi Türkçe polis radyosun dinlemeye başladı. Bu ses ve melodi onda bazı hisler uyandırıyor bazen rahatlatıp bazen istediği kıvamda öfkesine eşlik ediyordu. Duyduğu çığlık çığlığa bir anons ile-insana uzayda bile rahat yok- diye küfrederken anonsuda dinlemeyi ihmal etmedi. Çok gelişmiş bilgisayarlar tüm ses ve konuşmaları onun diline tercüme ettiğinden ülkeyi bilmemesine rağmen, bir çocuğun kaybolduğunu ve annesinin de onu bulmak için ortalığı yangın yerine çevirdiğini anlayabılidi. Anne tatilde doğada gezinirken çok güzel olduğunu düşündüğü bir portakal ormanında çocuğunu kaybetmişti. Acaba yardım edebilirmiyim diye düşünürken eş zamanlı bir umutsuzluğa düştü. Çünkü yardım edebilmesi için hem portakalların dünyanın sayılı portakallarından birisi hemde çocuğun çok korkup yeterince gürültü çıkartıyor olması gerkiyordu.Olsun denemeye değer deyip bilgisayarına portakalın kimyasal bileşeni ile insan sesinin frekanların yükledi ve aramaya başladı. Onar onar arama yapmasının istemesine rağmen bilgisayar ısrarla Ortacada bir bölgeyi koyu kırmızı olarak gösteriyor gürültü frekansına da onay veriyordu. Hemen merkeze koordinatları verdi ve radyoyu daha bir dikkatle dinlemeye başladı. Bingo çocuk bulunmuş ve mutlu sona ulaşılmıltı.

 

O gün iki kişi iki şeyi asla unutamadı. Astronot Ortacadaki portakalı, annede astronotu. Tam yedi ay sonra astronot u karşılamaya gelenler arasında çok mutsuz bir evlilikten sonra boşanıp yalnız kalmış annede vardı. Astronot ona ilk görüşte aşık oldu ve evlendiler. Astronot bu gerçeği evliliklerinin ikinci yıldönümünde o tarlayı satın alıp www.dalindanevinize.com sitesini kurup Ortacada yaşamaya başladığında öğrendi ve VAY BE HAYAT NE KADAR İLGİNÇ dedi.

 

Dalından Evinize

Bir adam arkadasinin yeni actigi www.dalindanevinize.com sitesinden siparis vermek üzere bilgisarayının basina gecmis. Once bi dolanayim bakalim demis ve sitedeki gogle maptan tarlaya bakmis. Yakinlastirdikca tarlada bir adam gormus. Dikkatlice bakinca bunun arkadasi Fatih oldugunu fark etmis. Fatih yilin bu zamanlarin bir keyif bir sıkıntıyı ayni anda yasarmis. Agaclarinin artik kocaman olup dallarinin portakallarla dolmasi ne kadar keyifliyse satilamadigi icin subat ayinda dokulmeside o kadar sikintilimis. Sadece kendisi degil tum ciftcilerin bu haline ozellikle marketlerdeki sekilsiz meyveleri gorunce cok uzulurmus. Arkadasi bu durum karsisinda cok duygulanmis hemen kalkmis bilgisayarin basindan ve Fatihin tum devrelerini hocalarini meslektaslarini is arkadaslarin Taksimde toplamis. Yilbasi hazirliklari icin kurulan sahneye cikmis onlara durumu bi guzel anlatmis ve demiski arkadaslar bu gorev cenaze namazi degil ki birimiz yapinca hepimizin yerine gecsin. O anda tarlada bi ugultu olmus ve Fatihin saskin bakislari arasinda butun portakallar dallarindan kopup ucusarak Fatihin arkadaslarina gitmis.

 

Doğal Portakal 

Adamın iki tane saplantısı varmış. Biri beyaz elbise, diğeri de portakalmış.O kadar saplantılıymış ki cenazeye bile giderken beyaz takım giyip, portakal yiyebilmek için de yazın Brezilyaya gidermiş.Fakat aynı zamanda derdi de,biraz sakar olmasından, biraz titiz olmasından birazda portakal görünce dayanamamasından dolayı,portakalın üstüne damlatmasıymış. Portakalın lekesini ne yapsa çıkartamaz,bunu bile bile önce kendi yıkar sonrada kuru temizlemeye verir ama sonunda, elbisesini çöpe atar, gider yenisini alırmış. Son yıllarda ne tatsız tuzsuz portakaldan keyif alır ,ne de susuz portakalı yerken üstüne damlatır olmuş.Bir gün ünü onunda kulağına gele dalindanevinize.com dan sipariş vermiş.Pek de umutlu olmadan yediği ilk lokmadan sonra şaşkınlık ve mutlulukla kutuyu kucagına alıp şapır şupur yemeye başlamış ve bırakın lekeyi bütün elbisesi portakal portakala bulamış ama bu sefer bundan garip bir mutluluk duymuş.Alışmış olduğu üzere umutsuzca elbisesini yıkayınca bide ne görmüş leke çıkmış.Meğer portakal doğal olunca leke de çıkıyormuş.

Uçan Halı

Babasının bir tutkusu bir hayali vardı. Tutkusu www.dalindanevinize.com dan portal almak ve yemek hayali ise uçan halı ile uçmaktı. Öyle olmasaydı neden her aksam uyurken uçan halı masalları okusundu ki? Babsının isten dönüs vakti yaklasmıstı ki kapı caldı. 5 yaşındaydı boyu henüz tokmağa ulaşmıyordu  Allahtan annesi yetisti ve kapıyı actı. Yine aynı manzarayla karsılasti. Elinde www.dalindanevinize.com kutusu olan mng kargo görevlisi duruyordu.Aslinda cocugun ilk öğrendiği harfin Türkçe bile olmayan 'w' harfi olmasi cok acıklı durumdu. Annesinin babasının etkisinde kaldıgını yada anlamasa bile onun tutkusuna bağlanmasıni   saygıyla karsılıyordu.Halbuki daha dün evveli gün ondan önceki gün yeni yeni kutular gelmisti. Babası ocak ayinda hep böyle olurdu. Onu anlayanilirdi henüz 5 yasindayken cunku ocak son aydi ve şubatla beraber portakallar artik dayanamaz ve dökülmeye başlardı ve bu adamlar kendini sadece dalındanevinize satıs yapmaya adamıstı. Henüz 5 yaşındaydı ama o bile bunun aslında kendileri için oldugunu anlayabiliyordu. Babası dalindaevinizenin portakallarını yemeyi ne kadar seviyirsa o da onlarla oynamaktan o kadar hoslanıyordu. Babası portakalları yatak odasında muhafaza ederdi o yüzden annesinin hazırladığı yemek yanmasın diye mutfağa koşmasından sonra annesine yardım etmek icin kutuyu sürüyerek taşıdı. Babasinın hic hoşlanmadığını bildiği halde dayanamayıp portakalları cikarip oymamaya basladi ki kapi caldi. Ve cocuk bunun babasi oldugunu hissetti. Cok korktu alelacele portakallari yerine koymaya calisti beceremeyince de ustlerini ortmeye sonrada kutulara yerlestirmeye karar verdi. Zaman daralmisti ve ortada ortu olabilecek sadece babasinin seccadesi vardi ve onu kullandi. Babasi ev aşina olmadigi bir telase ile girmisti. Aksam ezani okunmak üzere idi ve babasi acele ile abdest alarak cocugunu gormeden hatta kibleye cevrili olduğunu bile gormeden namaz kilmak icin seccadeye adeta atladi ve o anda olan oldu adam seccadenin altındaki portakallar yüzünden seccadeyle birlikte havalandı. Daha havadayken cocuguyla göz göze geldi ve çocugunun yüzündeki mutlulugu gördü. Cocugu babasının uçan halı hayalini gerçekleştirdiği icin çok mutluydu.


Ayak Kokusu

Adam  karısının söylediklerine bir türlü inanamamış ve öfkeli ,üzüntülü daha çokta canı sıkın bir şekilde kendisini dışarı atmış. Nereye gittiğinin ama daha çok nereye bastığının bile farkında olmayarak sokaklarda yürümeye başlamış.Bu arada karısının söyledikleri kulaklarında çınlıyormuş.Aşkım ayaklarının kokusuna artık dayanamıyorum ve senden boşanmak istiyorum. O Kadar üzgün ve dalgınmış ki sokağın başında devr,ilen kargo kamyonunun ve kamyondan dökülen portakalların farkına bile varmamış. Kargo kamyonunda o kadar portakal siparişi varmış ki, dökülen portakallar tüm sokağı kaplamış.

Adam hala hiçbir şeyin farkında olmadan, portakalları çiğneye çiğneye yürümeye devam ediyormuş. Bir süre daha yürüdükten sonra ezilen ve ayaklarına bulaşan portakalların kokusundan, kısa bir süreliğine yaşama sevinci duymuş ve bunun karısından kaynaklandığını inanmış ve çok önemli bir karar vermiş.

Karısını Kaybedeceğine ayaklarını kestirmeye karar vermiş. Biraz ürpermesine rağmen mutlulukla kararından emin bir halde koşa koşa karısına gitmiş.

Tam karıcığım dinle, diye söze başlamışken karısı onu susturmuş ve şaşkın ama mutlulukla,  kocasının ayaklarını koklamaya başlamış. Adam o anda olanları anlamış ve karısını o halde bırakarak, kamyonun döküldüğü sokağa koşmuş tam şoföre bu portakalları neden getirdin diye  soracakken, dalindanevinize.com kutularını görmüş. Hem sağlıklı besleneceğini ama daha çok ayak kokusundan kurtulacağını düşünerek çok mutlu bir şekilde  kurtulan yuvasına dönmüş.  

C Vitamini

Portakallariyla unlu bir yerde her taraf portakal agaclariyla doluymus. Dokulen portakallari basarak ezmekte halkin en buyuk zevkiymis. Oyleki ezilmis portakallardan kaldirimlar bile gozukmezmis. Burda buyuyup egitimini yurt disinda tamamlayip istanbulda calisan adam onunde mng kargo gorevlisini elinde www.dalindanevinize.com kutusuyla gorunce aklina memleketi gelmis. O anda adamin kargo gorevlisine nazari degmis ve gorevli dusmus. Kutudaki portakallarda ortaliga yayilmis. Son derece simetrik olan portakallar yuvarlanarak etrafa yayilirken bir tanesi adamin onune kadar gelmis. Adam memleket hasretiyle kendini tutamamis ve iki ayagiyla birlikte portakalin uzerine ziplamis. O anda olan olmus ve adamin ayaklari yerden kesilip dusmus cunku portakal cok sulu ve C vitamini dolu oldugu icin ezilmemis.

 

Öksürük

 

Adamin birisi ne zaman portakal yese oksuruyormus. Doktora gitmis. Doktor nerden aliyorsun portakallari demis. Adam da pazardan demis. Doktorda birazda kizarak olurmu www.dalindanevinize.com dan almalisin bak bende var bi tane demis ve adama vermis. Adam yemis ve oksurmemis ve sabirsizlikla enginarlari beklemeye baslamis.